26 Mayıs 2015 Salı

The Witcher 3: Wild Hunt




Hani derler ya "yaşanır" diye işte bu oyun da öyle bir oyun. Açıkça ne yapın yapın ve gidin bir şekilde oynayın bu oyunu.
Hani skyrim ilk çıktığı zamanlarda çok büyük etki yaratmıştı. Şimdi eğer o zamanı hatırlayanınız varsa onu en az 10 la çarpın. Oyun'da görsellik, hikaye, manzara, her şey ama her şey var aslında.
Oyuna o kadar emek harcanmış ki oyunu oynamaya başladığınız ilk saniyeden itibaren bunu anlayabiliyorsunuz. Abartmıyorum oyunun açılış sahnesi idda ediyorum bu güne kadar yapılmış tüm oyunların açılış sahnelerini katlar.
Oyunda o kadar çok çeşitlilik var ki, müziklerinden tutunda zaman ve yer göresellerine hikaye işleyişine nası anlatsam hani 2. oyunda ki görevlerin tümü varya işte onların tamamı sanırım 3'ün ilk 2 görevinden daha az. Böyle bir bolluk var oyunda. Olayın tüyleri diken diken eden yanı ise tüm bu kadar görevin arasında ince ince işlenmiş yan görevlerin nasılda birden bire bam başka görevlerle birbirine bağlanması hemde sizi hiç yormadan o nerdeydi bu nerdeydi dedirtmeden.
Herkesin her oyunde favori bir görevi olur ama sanırım bu oyunda genel de hemen herkesin favorisi olan White Orchard’ta karşımıza çıkan bir hayalet görevi. Görevde ki hemen her ayrıntı inanılmaz incelikle işlenmiş. Hele bir görev sonu diyaloğu var ki ağzın açık seyrediyosun.
Oyun dünyasının Game of Thrones'u gibi bir oyun aslında. Politika ve hemen arkasından da entrikalar oyunun merkezini oluşturuyor.
Oyunda ki en önemli şey ise para. Oyunda çoooookkkk para harcamaya hazır olun. En basit bir tamirat işlemi bile size eşek yüküyle para ödetmeye yeter de artar. İksir ağacında yeteneklerinizin belirli bir seviyeye gelmesine kadar her an yemek yemek için bile para harcamaya hazır olun.
Oyun ilk açıldığında görünen o bomboş harita ise kasabalarda ki ilan tahtalarından alacağınız yardımcı görevlerle soru işaretleri ile dolmaya başlıyor. Ana göreve devam ederken bu yan görevleri yapmanın ileride çok büyük faydasını göreceksiniz.
Dünyanın bir kahramana ihtiyacı yok, bir profesyonele ihtiyacı var. -Geralt
Oyun bildiğiniz gibi açık dünya oyunu. Ama Skyrim'de ki gibi ilk bölümden dünyanın bir ucuna gitme gibi bir şansınız yok. Sizi bölgelerle sınırlıyor oyun. Aslında mantıklı olanı da bu yoksa bu kadar mükemmel işlenmiş bir hikaye sandbox modunda çürüyüp giderdi.
Oyunda size yardımcı olacak bir diğer önemli etken ise okumak. Bir yaratığı kestiğinizde veya onunla ilgili araştırma yaptığınızda oyun bilgileriniz güncelleniyor. Hangi yaratık için hangi yağın kullanılması gerektiği, bomba ve sign seçimleri gibi önemli veriler yaratık güncenize işleniyor. Zaten oyunlarda bir şeyler okumayı seven oyuncular için The Witcher III bulunmaz bir nimet. Görev açıklamaları yaratık/karakter açıklamaları, bolca bulacağınız günceler ve notlar sizi oyun dünyasına biraz daha yaklaştırıyor. Üstelik bu metinler ve görevlerin bir kısmı Witcher’ın kitaplarına önemli göndermelerde bulunuyor. Vaktiniz varsa, zaman ayırırım diyorsanız bol bol okuyun.
Dualshock 4'ün bize sunduğu varyasyonlar oldukça çeşitli olunca The Witcher serisinin en büyük problemlerinden biri çözülmüş oluyor. Dövüşmek başlarda komiklik oluyor. Hatta kısa takılmalar can sıkıcı bile olbilir ama ya sonra. Geralt şov yapıyor arkadaş. Adrenalin ve dayanıklılık barında ki hakimiyetlerinizden sonra farkı kelimenin tam anlamıyla hissedeceksiniz.
Yetenek ağacı her RYO oyununda olduğu gibi Wild Hunt’ta da sizin oynanışınızı direkt etkiliyor. Bir yeteneğe puan vermek tek başına işe yaramıyor. Puan verip açtığınız yetenekleri Geralt’ın 4 bölmeden oluşan yetenek ağacına yerleştirmeniz gerekiyor. Burada planlamanızı gerçekten de çok iyi yapmanız gerekiyor çünkü gereksiz yere harcanan yetenek puanı kullanamayacağınız özellik anlamına geliyor. Geralt’ın yetenek ağacı seviyenize göre açılıyor. 4 bölmeye ayrılan toplamda 12 özellik sığdırabileceğiniz yetenek ağacınızı stratejik kullanmanız çok önemli.
Yetenek ağacında ayrıca mutajenlerde çok önemli bir yere sahipler. Oyunun ilerleyen bölümlerinde çok işinize yarıyorlar. çalı, çırpıdan öldürdüğünüz hayvanlardan aldığınız mutajenler Geralt'ın özelliklerini çok daha keskin ve güçlü bir hale getirebiliyorsunuz.
Peki bu oyunun hiç mi kötü yanı yok. Var elbette hızlı adımlarla kaçabiliyoruz, doğru anda savunmaya geçerek karşımızdakini etkisiz hale getirebiliyoruz ama bazen hareketlerin kesik kesik olması can sıkabiliyor. Özellikle hedefle sistemini hiç beğenmedim, hatta oyunu gamepad değil de klavyeden oynuyorsanız hedefleme seçeneğini hiç kullanmayın.
Bunun dışında benim gibi simya/Alchemy olayını sevenleri büyük hayal kırıklığıa uğratan bir simya olayı var ki anlatamam. Hiç olmamış yani. Öncelikle artık meditasyon yapmak için iksir hazırlamanıza gerek yok. İstediğiniz zaman menüye girip oradan hazırlayabiliyorsunuz. Yani oyunun zorluk seviyesi yüksek yerlerinde hiç uğraşmadan iksirinizi hazırlayabiliyorsunuz.
Eğer önceki oyunları oynamadıysanız size olayın nasıl işlediğini bir anlatayım:
Geralt bir göreve çıkar. Mesela bir mağaraya gidecek. Önce mağara girişinde oturur meditasyon yaparsınız. Hangi iksirlere ihtiyacınız olabileceğini belirlersiniz. Sonra bu işlemi bomba ve kılıca sürülecek özel yağlar izler.
Ardından iksirlerinizi ve bombalarınızı hazırlarsınız. Mağaralar genelde karanlık olduğu için Cat Potion iş görür. Böylece hem takip gerektiren yerlerde (üçüncü oyunda dedektif mod gelmiş, bu özellik de kalkmış) hem de karanlık bölgelerde rahat edersiniz. Swallow, can tazeleme özelliği nedeniyle iş görecek başka bir hayati iksir.
Son aşamada iksirlerinizi içersiniz ve mağaraya dalarsınız. İksirlerin etki süresi 10-15 dakika arası değiştiği için kendinizi yarışın ortasında bulursunuz. Taktiksel, dibine kadar hardcore ve son derece özel.
The Witcher III: Wild Hunt söz konusu olduğunda anında bu iksirleri kullanmak mümkün. İyi de The Witcher zaten eşsiz bir simya geleneğine sahipken, neden diğer oyunlarla aynı sistemi getirdiniz ki? Açık dünya bir oyun yapacağız diye niye bu harika özellikten vazgeçtiniz ki? Çok rahat hybrid bir yapıya gidilebilirdi ama gidilmemiş.+
Sonuç olarak: Oyun tadından yenmez bence. Her şeyiyle çok güzel olmuş. Yokmu ufak kusurları o kadarı kadı kızında da olur derler. Öncelikle tam 16 adet (2 tanesi geldi bile) bedava dlc. Cd Projekt güzel yapmış.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Subnautica



Geçtiğimiz haftalarda Steam tarafından erken erişim ile oyun severler ile buluşan yeni bir oyun. 
Konusu:
Su altında geçen oyun görselleri ve içeriği ile kendi türünün bir ilk olma özelliği taşıyor. Oyunda ne silah var nede savaş. Su altında bulduğunuz çeşitli mineraller ve elementler ile denizaltılardan tutun da su altı yaşam ünitelerine kadar bir çok şeyi yapmayı öğretiyor. 
Su altı ise çok gerçekçi sinematik görseller i
le süslenmiş durumda. Uzaylı yaşam formlarından, rengarenk mercan resiflerine kadar bir çok yaşam şekli ile karşımıza çıkıyor.
Erken erişim ile satışta olan oyun şu anda le bağımlılık yapan cinsten. 
Eğer sizde bir şeyleri inşa etmeyi seviyorsanız bir de bunu suyun altında denemezide fayda var. 
Erken erişim oyunun kısa bir oynanışını Buradan izleyebilirsiniz.